Çarşamba, Ağustos 5, 2020
Banner Top
Dr. Harun Yılmaz ile Söyleşi

İslam Dünyasında Medreseler: Veritabanı Oluşturma ve Mekansallaştırma Projesi ile ilgili Dr. Harun Yılmaz ile konuştuk…

Hocam mülakata geçmeden öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

2006 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldum. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde başladığım yüksek lisans öğrenimimi iki yıl sonra “el-Melikü’l-Muazzam ve Döneminde Dımaşk’ta Kurulan Medreseler (615-624/1218-1227)” adlı tezle tamamladım. 2008 yılında aynı enstitüde doktora çalışmama başladım. Bir yıl sonra 2009 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalına Araştırma Görevlisi olarak atandım. 2014 yılında “Zengîler ve Eyyûbîler Döneminde Dımaşk’ta “Medrese” adını taşıyan doktoramı tamamladım ve bu çalışma 2017 yılında Zengî ve Eyyûbî Dımaşk’ında Ulema ve Medrese adıyla kitap olarak yayımlandı. Şu anda aynı fakültede öğretim üyesiyim. Çalışmalarımı genel olarak XII.-XVI. yüzyıllarda Şam-Mısır bölgesinde eğitim kurumları, ulema ve ulema-siyaset ilişkileri üzerine devam ettirmekteyim. Bahsi geçen konulara dair telif çalışmalarım ve farklı dillerden çevirilerim oldu.

Esas sorumuza geçmeden “medrese” kavramı üzerinde durmak istiyorum. Medreseyi siz nasıl tanımlıyorsunuz?

Açıkçası bu soruya cevap verebilmek için öncelikle İslam tarihinin hangi coğrafyasındaki ve hangi dönemindeki medreseler üzerine konuştuğumuz sorusunu cevaplamamız gerekir. Çünkü medrese İslam tarihinin her döneminde fiziki yapısı, kuralları, işleyişi ve fonksiyonu kesin olarak belirlenmiş ve hiç değişmeden faaliyet gösteren bir kurum değildir. Bu durum medresenin nasıl bir müessese olduğu konusunda araştırmacıların ihtilaf etmesine neden olmuş, farklı medrese tarifleri geliştirilmiştir. Bununla birlikte tarihte medrese adıyla kurulan ilk kurumlara bakıldığında bunların birtakım özellikler taşıdıkları görülür ki bu özellikler en azından medreselerin ilk ortaya çıktıkları ve yaygınlaştıkları dönemlerde medrese denildiğine nasıl bir eğitim mekanını anlamamız gerektiği konusunu aydınlatmaktadır. Buna göre medreseler her şeyden önce birer vakıf kurumudur. Medresenin fiziki ihtiyaçları, müderris ve varsa diğer öğretim kadrosunun maaşları ve talebelerin giderleri medrese vakfı tarafından karşılanır. Ayrıca medresede eğitim müderris unvanı verilen hoca tarafından yürütülür. Son olarak ise medreseler Sünnî fıkıh mezhepleri için vakfedilmiştir ve medresedeki eğitimin merkezinde fıkıh ilmi yer almaktadır. Bu durum medreselerde sadece fıkıh eğitimin verildiği anlamına gelmemektedir. Medresenin başındaki müderris şayet İslamî ilimlerin diğer konularında da icazetlere sahip bir kimse ise medresede icazet sahibi olduğu disiplinlere dair dersler verebilirdi. Burada önemli olan medrese vakfiyesinde okutulması şarta bağlanan ve okutulmadığında vakfiyeye aykırı hareket edilmiş olunan disiplinin fıkıh oluşudur. Bu açıdan medrese “Vakıf gelirleriyle desteklenen, bir müderris tarafından yürütülen fıkıh eğitiminin merkezde yer aldığı eğitim müessesesi” olarak tarif edilebilir.
Bu noktada şu hususa değinmek yerinde olacaktır. İster medrese, ister dârülhadis isterse de başka bir müessese olsun tarihin herhangi bir döneminde bu mekanlarda okutulan ilimlerin birbirine çok benzediği, bu müesseselerin aynı ilmi faaliyeti gösterdikleri görülebilir. Esasen bu durum İslam tarihinde eğitimin merkezinde mekanın değil hoca-talebe ilişkisinin yer almasından ileri gelir. Nitekim bahis mevzu olan kurum fıkıh tedrisinin şarta bağlandığı bir medrese, hadis tedrisinin şarta bağlandığı bir dârülhadis, tasavvufî eğitimin şarta bağlandığı bir hankah da olsa bu müesseselerin başında bulunan müderris ya da şeyhler vakfiyedeki şartı yerine getirdikten sonra bu müesseselerde icazet sahibi oldukları ve diledikleri disiplinlerde eğitim verebilirlerdi. Mekanın kurumsal yapısındaki farklılık ise bu müesseselerin temelde hangi amaçla vakfedilmiş olduklarından kaynaklanmaktadır. Nitekim bu durum biraz da haklı olarak bazı araştırmacıları bütün bu eğitim kurumlarını medrese olarak tanımlamaya itmiştir.

Projeye gelirsek, “İslam dünyasında medreseler: veritabanı oluşturma ve mekansallaştırma” projesi fikri nasıl ortaya çıktı, kapsamı nedir ve hangi aşamalardan oluşmaktadır; bize bilgi verir misiniz?

Medreseler üzerine gerek İslam dünyasında gerekse Müslüman coğrafya dışında birçok iddia ve görüş dile getirilmiş durumda. Her ne kadar son yıllarda nitelikli çalışmaların sayısında artış olsa da medreseler hakkındaki görüş ve iddiaların fazla genelleyici ve Müslümanların tarih boyunca bilgi üretim süreçlerine dair tecrübelerini ihmal eden bir nitelik taşıdığı da bir gerçek. Bununla beraber lisansüstü çalışmalarım sırasında medreseler hakkındaki mevcut kanaatlerin İslam tarihi kaynaklarının dikkatli ve titiz şekilde incelenmesi üzerinden geliştirilmemiş olduğunu fark etme fırsatım olmuştu. Zira tarih kaynakları medreseler hakkında araştırmacılara zengin bir malumat havuzu sunmakta. Bu noktada yapılması gereken ilk olarak medreseler hakkında bir iddia da bulunacak isek bu iddiamızı hangi medreseler ve hangi veriler üzerinden temellendireceğimiz olmalıdır. Bu noktadan hareketle İslam dünyasında kurulmuş medreseler ve bu medreseler hakkındaki temel verileri kayıt altına alma ihtiyacı böyle bir projenin ortaya çıkışının temel motivasyonunu oluşturmaktadır. Müslümanların medrese tecrübesini bütün yönleriyle ortaya çıkarmayı gaye edinen İYC Fatih Sahn-ı Seman Medrese Araştırmaları Merkezi’nin himayesi ve desteğiyle de bu projeyi 2019 başından itibaren hayata geçirmeye karar verdik.

Bu projenin kapsamı, kaynağı ve yöntemi nedir? Temel olarak karşılaştığınız zorluklar nelerdir?

Esasen proje en geniş çerçevede İslam tarihi boyunca ve İslam’ın bütün coğrafyalarında ortaya çıkmış bütün medreseleri içine almayı hedeflemektedir. İslam tarihinin belirli coğrafyalara ayrılarak ele alınmasının planlandığı projede, Mağrip-Endülüs, Meşrık, Horasan, Anadolu, Balkan, Hint ve Uygur-Çin medreseleri temel coğrafi çalışma alanları olarak tespit edilmiştir. Bununla beraber medreseler İslam tarihinde çok geniş bir zamana ve mekana yayılmış ilim müesseseleridir ve X. asırdan itibaren hızla yayılan medreselerle İslam coğrafyasının her döneminde ve bütün coğrafyalarında karşılaşmak mümkün. Bu durum bütün bir medrese tarihini zaman ve makan itibariyle kuşatmanın zorluğunun yanında bütün medreseler hakkındaki bilgi birikimini kuşatmayı da kısa vadede imkansız hale getirmektedir. Bu nedenle biz projenin verimi açısından bir pilot projeyi hayata geçirmeyi ve öncelikli olarak Meşrık coğrafyasında Mısır ve Şam bölgesi medreselerini ele almayı ve miladi 1000-1300 yılları arasında söz konusu bölgede kurulmuş olan medreseler ve diğer eğitim mekânlarını tespit etmeye karar verdik. Dolayısıyla ilk olarak Dımaşk, Kahire, Halep, Kudüs, Hama, Humus gibi önde gelen şehirlerde kurulmuş olan medreseler üzerine çalışmayı amaçladık. Ele alınması planlanan coğrafyalara dair İslam tarihinde telif edilmiş bütün kaynak türleri projenin kaynakları arasında yer almaktadır. Bu açıdan özellikle genel tarihler, kronikler, şehir ve bölge tarihleri, tabakât ve terâcim türü eserler, coğrafya kitapları projenin başlıca kaynaklarını teşkil etmektedir. Her dönem ve coğrafyaya dair kaynak türü ve sayısı farklılık arz edebileceğinden çalışmanın temel amacı olan medreselerin tespitine doğrudan yardımcı olacak kaynaklara öncelik tanınmaktadır. Diğer taraftan modern çalışmalardan da istifade edilmesi planlanmakta, belirli bir bölgede yer alan medreseler üzerine yapılmış tez, kitap, makale, ansiklopedi maddesi gibi çalışmalar proje kapsamında değerlendirilmektedir. Bu aşamada kaynaklardan medreseler hakkında ne türden bilgileri toplayacağımız ve bu bilgileri nasıl kayıt altına alacağımız üzerine çalışarak bir veritabanı ürettik. Böylece klasik ve modern metinlerde medreseler hakkında mevcut her bir veriyi, oluşturduğumuz bu veritabanına işlemeye başladık.

Akademik olarak bu projenin literatüre katkısı ve çıktısı ne olacak?

Projeyle öncelikli olarak amacımız İslam tarihi boyunca kurulan medreselerin kronolojik olarak tespiti ve medrese geleneğinin genel olarak İslam ilim müesseseleri ya da mekanları içerisinde sahip olduğu konum ve öneme dair somut mukayeseler yapabilmeye imkan tanıyacak şekilde medreseleşmeye dair istatistiki verileri temin etmek olacak. Böylece bir taraftan medreselerin hangi coğrafi bölgelerde yoğunlaştığı ya da daha az benimsendiği, bu durumun ortaya çıkma sebepleri gibi sorulara daha somut cevaplar verilebilecek, diğer taraftan ise medreselerin iktisadi ve fiziki yapılarına, vâkıflarının sosyal ve siyasi statüleri ile medreselerin kuruluşunun hangi zümrelerle ilişkilendirilebileceğine dair veriler elde edilmiş olacaktır.

Ayrıca bu proje İslam ilim geleneğinde ilmî müesseselerin çeşitliliğini tespit etme ve müesseselerle ilimler arasında somut ilişkilerin kurulabilmesine imkan sunabilecek verileri elde etme imkanı da sunacaktır. Elde edilen veriler ilim müesseselerinin tipolojileri ile farklı ve benzer taraflarının ortaya konulmasına yardımcı olacaktır.

Hem daha genel bir çerçevede ulemanın medreseyle ilişkileri hem de medrese müderrisleri üzerine gerçekleştirilecek çalışmalar için ön bilgilerin elde edilmesi bakımından da projenin önemli katkılar sunacağını düşünmekteyiz. Elde edilecek verilerden hareketle medreseli olan ve olmayan ulema, ulemanın ilmî seyahatleri, mekânsal etkileşimleri, ilmi ve siyasi zümrelerle ilişkileri, bir takım ilmî pratiklerinde değişim ve dönüşümlerin meydana gelip gelmediğinin tespiti gibi konularda birtakım çıkarımlarda bulunabilmeye imkan tanıyacak veriler elde edilecek, çeşitli istatistikler oluşturulacaktır. Proje kapsamında elde edilen bütün veri setlerinin raporlanması, kitap olarak neşri ve güncellenmeye açık bir veritabanı çerçevesinde akademik camiayla paylaşılması da planlarımız arasında yer almaktadır.

Projenin pilot çalışmasında ne aşamasındasınız ve bundan sonraki sürecin nasıl devam edeceğine dair bilgi verebilir misiniz?

Daha önce de belirttiğim üzere öncelikle 1000-1300 yılları arasında Mısır’da kurulmuş medreseler üzerine çalışıyoruz ve şu ana kadar yüze yakın medrese ve diğer eğitim mekanları hakkında veri topladık. İlerleyen süreçte katkı sunabilecek yeni arkadaşların projeye katılımıyla bu süreci hızlandırabiliriz. Pilot projenin tamamlanmasının ardından yapılacak değerlendirmeler neticesinde projeyi zaman ve coğrafya açısından fazlara ayırarak genişletmeyi hedeflemekteyiz. Nitekim başta da belirttiğim üzere proje İslam tarihi boyunca kurulmuş bütün medreseleri mümkün olduğunca tespit ve bunlara dair verileri kayıt almayı hedeflemektedir, akademik bir disiplin olarak bütün bir medrese tarihini birkaç çalışmayla kuşatmak mümkün değildir. Medreseyi ilmî, siyasi, iktisadi, vb. farklı açılardan ele almayı hedef edinecek çalışmalar için projenin önemli bir boşluğu dolduracağını düşünüyoruz. Böylece projenin özellikle belirli zaman ve coğrafyalara odaklanan, medreseler hakkında farklı alanlara dair verileri birlikte değerlendiren, analizler geliştiren, tutarlı ve bütünlükçü yaklaşımlar ortaya koyan çalışmalara kapı aralayacağını temenni etmekteyiz.

Vakit ayırıp sorularımıza cevap verdiğinizden dolayı teşekkür ederiz.

Tags: ,